Anasayfa
Hakkımızda
Danışmanlıklarımız
Bireysel Danışmanlıklarımız
Kurumsal Danışmanlıklarımız
Eğitimlerimiz
Bireysel Eğitimlerimiz
Kurumsal Eğitimlerimiz
İletişim
Mail
:
Şifre
:
Giriş Yap
|
Şifremi Unuttum
|
Üye Ol
Bütün insanlar üç sınıfa ayrılmıştır: Hareket ettirilemeyenler, hareket ettirilebilenler ve hareket edenler.
Seçiniz
Merak Ettiklerinizde
Psiko Keyf | Psiko Bilgite
Köşe Yazılarında
Haberlerde
Psiko Faydande
Psikolojik Sorunlarda
Ara
Başarı İçin Sosyal Fobiyi Yenmek Şart... / Psikolojik Sorunlar
Üç insan, üç hikaye
Birinci Hikâye: Genç hanım şirketteki odasındaydı.
Bilgisayarında birazdan yapacağı sunumu son kez gözden
geçiriyordu. Haftalardır bu ana hazırlanmıştı. Sunumunun
oldukça renkli olduğundan emindi, yine de içini bir
huzursuzluk kemiriyordu. Sıkıntısının ne olduğunu
söylemek pek kolay değildi ama sıkıntısı vardı. Bir kez
daha boynundan yüzüne doğru bir sıcak dalgasının
geldiğini hissetti. Aslında odası çok da sıcak değildi.
Ama o terliyordu. Herhangi bir bilgi eksiği olmadığını
da biliyordu ama korkunun ve huzursuzluğun önüne
geçemiyordu.
İkinci Hikâye: Üniversite son sınıftaydı. Sınavlarını
başarıyla geçmişti. Bu son projeydi ve grup olarak
hazırladıkları ödevin bir bölümünü de onun sunması
gerekiyordu. Bu projeden alacağı not, ilk dönem notunun
belirlenmesine sebep olacaktı. Proje eksiksizdi. Alacağı
not önemliydi. Bunu düşündükçe huzursuzluğu artıyordu.
Her şeyi berbat edeceğini düşünüyordu. Çevresindeki
arkadaşlan arasında, kendisi kadar heyecanlı başka kimse
de yoktu. Ne yazık ki birazdan korktuğu basma gelecek,
projede kendisinin anlatması gereken yere gelindiğinde
anfinin ortasında buz kestiğini, değil konuşmak hareket
dahi edemediğini hissedecekti. Üniversitedeki arkadaşlan
arasındaki moda deyimle adeta "kal gelmişti".
Üçüncü Hikâye: Başardı bir gazeteciydi. Yaptığı
haberler, yazdığı yazılar daima takdir toplamıştı,
işinde deneyim sahibiydi. Saygı görüyor ve fikirlerine
değer veriliyordu. Davet edildiği televizyon programına
katılma konusunda çok gönüllü olmasa da, bu isteği geri
çevirememişti. Stüdyodaki tüm konuklar sırayla söz
alıyorlardı. Sıra ona gelmişti. Şimdi elinde mikrofon,
sunucunun sorusunu dinliyordu. Konu defalarca yazdığı ve
oldukça da iyi bildiği bir konuydu. Hatta o, bu konuda
bilirkişi bile sayılabilirdi. Fakat dikkatini bir türlü
toparlayamıyor, düşüncelerini sıraya koyamıyordu. Rezil
olacağı korkusu benliğini sarmıştı. Elinin titremesini
engellemeye çalışıyordu. Kopuk kopuk konuşuyordu.
Bilgisini ve kendisini ortaya koyamadan program
bitmişti.
ORTAK NOKTA
Bu hikayelerdeki kişilerin tümünde, başkalarının gözü
önünde herhangi bir eylemi gerçekleştirmeye çalışırken
duyulan sıkıntı var. Hepsi kaygılarına esir düşüyor.
Hepsi aslında gayet iyi bildikleri durumlardan
başarısızlıkla çıkıyor. Bu durumun tek suçlusu onların
"sosyal fobisi". Sosyal fobi, yaşamı oldukça olumsuz
etkileyen bir süreç yaratır. Sosyal fobisi olan kişiler,
sürekli küçük duruma düşeceği korkusuyla yaşarlar.
Tanımadıkları insanlar karşısında korkulan artar. Hemen
hepsi aslmda yaşadıkları korkunun anlamsız olduğunu
bilirler. Aşırı reaksiyon verdiklerinin farkındadırlar
ama bunun önüne geçemezler. Sırf böyle bir duruma
düşmemek için çoğu kez geri planda kalırlar. Ne kadar
kontrol etmeye çalışırlarsa çalışsınlar, bedensel
tepkilerine söz geçiremezler. Kalp çarpıntıları, nefes
darlıkları, terlemeler, mide ağrıları yaşarlar. Yaklaşık
her on kişiden birinde gördüğümüz sosyal fobi, tedavi
edilmezse o kişiye hayatı zehir ediyor. Siz veya
çevrenizden herhangi biri böyle bir durum yaşıyorsa ona
hemen iyi haberi verin. Artık sosyal fobinin tedavisi
var, hem de oldukça kolay. Günümüzün yan etki yaratmayan
ilaç tedavileri, herkesin hak ettiği noktalara
gelebilmesinin önündeki lüzumsuz engelleri yok ediyor.
Okunma Sayısı:
8370
/ Yorum Sayısı:
3
diedie 12.09.2007 08:29:16 Tarihinde yorumlamış
bu kadar basit değil bence terapiyle desteklenirse olur ama buna da kimin zamanı var ama bir yerden başlamak lazım yinede
Yöneticiye Bildir
jassmnnn 10.07.2007 01:19:56 Tarihinde yorumlamış
gerçekten doğru mu? inanılmaz..
Yöneticiye Bildir
ruzgar 06.06.2007 03:49:48 Tarihinde yorumlamış
muhteşem gerçekse
Yöneticiye Bildir
Yorum
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
Üye olmak için tıklayınız...
Buluşun Öncüleri
Psiko - Sağlık
İlişki Problemleri
Merak Ettikleriniz
Psiko Kefy
Sosyal Fobi
Kadın - Erkek
Başarı Hikayeleri
Seçkin Öyküler
Kişisel Gelişim
Depresyon
Sağlık Psikolojisi
Psikolojik Sorunlar
Okul Problemleri
Business Psikoloji
Kaliteli Sözler
Bilişsel Terapi
Tebessüm
Psiko - Siyaset
Panik Atak
Diger Fobiler
Psiko - Eğitim
Paradokslar
Gestalt Terapi
Neuro Psikoloji
İlginç Bilgiler
Psiko - Spor
Psiko - Aile
Hiper Aktivite
Hazır Cevaplar
Psiko - Analiz
Davranışsal Terapi
Psiko - Kitaplık
Obsesif - Kompulsif
Psiko - Çocuk
Kilo Sorunlari
Psiko - Kitap
Psikoloji Nedir?
Çocuk Psikolojisi
Dikkat Eksikligi
Psikoloji Tarihi
Kognetif Terapi
Psiko - Dinamik
Psikoterapi Nedir?
Bagimlilik Problemleri
Konusma Bozuklugu
Psikiyatri İlaçları
Sinema Terapisi
Duygusal Zeka
Psiko Biyografi
Ergen Psikolojisi
Kompleksler
Psikoloji Ekolleri
Psikolojinin Alt Dalları
Psikoloji Etiği
IQ
Araştırma Yöntemleri
Savunma Mekanizması
Psiko - Drama
Ruhsal Zeka
Andropoz Psikolojisi
Asabiyet
Beden Dili
Bilinçaltı
Değişim
Diksiyon
Empati
İkna
İletişim
İnsan Tanıma
Karar Vermek
Korku
Menopoz Psikolojisi
Mutluluk
Özgüven
Sabır
Stres
Şiddet
© donusumkonagi.net Psikoloji Portalı
Tüm Hakları Saklıdır - Dönüşüm Konağı Psikoloji Enstitüsü - Kullanım Sözleşmesi