Anasayfa
Hakkımızda
Danışmanlıklarımız
Bireysel Danışmanlıklarımız
Kurumsal Danışmanlıklarımız
Eğitimlerimiz
Bireysel Eğitimlerimiz
Kurumsal Eğitimlerimiz
İletişim
Mail
:
Şifre
:
Giriş Yap
|
Şifremi Unuttum
|
Üye Ol
Bütün insanlar üç sınıfa ayrılmıştır: Hareket ettirilemeyenler, hareket ettirilebilenler ve hareket edenler.
Seçiniz
Merak Ettiklerinizde
Psiko Keyf | Psiko Bilgite
Köşe Yazılarında
Haberlerde
Psiko Faydande
Psikolojik Sorunlarda
Ara
Mutlu Ve Uzun Yaşamın Sırrı... / Psikolojik Sorunlar
İş yaşamında önemli yerlere gelmiş aynı okul mezunu arkadaş grubu, üniversite yıllarından unutamadıkları hocalarından birini yıllar sonra ziyaretine giderler. Sohbet bir ara, iş hayatındaki strese ve hayatın zorluklarına gelir. Sohbetin derinleştiği ve eski hatıraların konuşulduğu bir sırada artık yaşlanmış olan hocaları misafirlerine kahve ikram etmek üzere mutfağa gider. Biraz sonra da, üzerinde değişik boy, renk ve kalitede kimi porselen, kimi seramik, kimi cam, kimi plastik olan fincanların bulunduğu bir tepsi ve kahve termosuyla gelir.
Herkes tepsiden birer fincan kahve aldıktan sonra hocaları sohbetini şöyle sürdürür: ?Farkına vardınız mı bilmem, zarif görünümlü, güzel, pahalı fincanların hepsi alındı. Tepside yalnızca ucuz ve basit görünümlü fincanlar kaldı. Elbetteki kendiniz için en güzelini istemek çok normal. İşte bu durum, az önce bahsettiğiniz problemlerinizin ve stresin nedenini izah etmemize de yardımcı oluyor. Hepinizin istediği fincan değil, birer fincan kahve içmek iken, bilinçli olarak her biriniz diğerinin aldığı fincanları gözleyerek daha iyi olanları almaya uğraştınız. Yaşam kahveyse, iş, para ve mevki fincandır. Bunlar yalnızca yaşamı tutmaya yarayan araçlardır. Ama yaşamın kalitesi bunlara göre değişmez. Bazen yalnızca fincana odaklanarak, kahvenin zevkini çıkarmayı unutabiliyoruz.?
Hayatın farkına varmak
FİNCANLARA değil, kahveye odaklanmak... Hayatı bir kahve kıvamında tadında yaşamak... Ulaşmak isteyip de ulaşamadığımız beklentilerimizin altında ezilerek mutsuz olmak değil, sahip olduğumuz zenginliklerin farkına vararak hayatı doyasıya yaşamak. Yaşanan anın tadına varmak... Yaşamın odağına mekânı, makamı, mal mülkü değil, insanı koymak. Her şeyden önce iyi bir insan olmak... Çok şeyi olduğu için değil, insan olduğu için biriyle muhatap olmanın keyfine varmak...
Yalı yada köşkte yaşasa da, varoş ya da çadırda hayatını sürdürse de, kalbinin attığını ve nefes alıp verdiğini hissederek, hâlâ iyi şeyler yapmak için fırsat olduğunun farkına varmak. Kendisiyle ve çevresiyle barışık olmayı başarmak. İşte mutluluk bu...
Her birimiz aynı termostan doldurulmuş aynı kalitede kahveyi içmemize rağmen, fincandaki ayrıntılara takılıp diğerlerine göre daha iyi fincana sahip olduğu düşüncesiyle böbürlenmek, ya da daha kötü fincana sahip olduğu düşüncesiyle dövünmek insanları yoruyor, mutsuz ediyor. Kimseye yararı yok bunun... Önemli olan, öze kilitlenmek.
Bilimin merak ettiği...
BU konular aynı zamanda, bilim dünyasının üzerinde en çok çalıştığı ve sonuçlarını merak ettiği noktalar. Dünyanın değişik ülkelerinde bilim adamları, insanın daha uzun ve mutlu yaşamasını sağlayacak yaşam formüllerini tespite çalışıyorlar.
Nitekim Japonya, İtalya ve ABD'de konuyla ilgili yapılan araştırmalar, insanın 100 yaşına kadar yaşamasının şimdilik bilinebilen en etkili 5 yolunun; güçlü aile bağları, dini inançlara sahip olmak, aşırı yemek yemekten kaçınmak, sigara içmemek, evliliklerde kadın ve erkeğin görevlerinin net bir şekilde belirlenmesi olarak tespit etmişler. ABD'nin Kaliforniya Eyaleti'nde yapılan bir başka araştırma, dini inançları güçlü olan insanların 4-10 yıl daha uzun yaşadığını ortaya koymuş.
Ömrünüzü hesap edin
ABD'Lİ bilim adamları, genetik ve çevre faktörleri dikkate alındığında insan ömrünün ortalama 87 yıl olduğunu, eğer stresle baş edilemiyorsa en az 5 yıl, haftada üç gün spor yapılmıyorsa 5 yıl daha, sigara içiliyorsa bir 5 yıl daha eksiltilmesi gerektiğini söylüyorlar. Son açıklanan rakamlara göre, Türkiye'de ortalama ömrün kadınlarda 71'e, erkeklerde 66.4'e henüz yükseldiği göz önüne alındığında, 80'li yaşlara ulaşmak için Türkiye şartlarında daha çok mücadele etmek gerektiği anlaşılıyor.
Tüm hastalıkların kaynağı strestir. Stresten kurtulun, gerisini dert etmeyin...
2006 yılının tüm insanlık için hayırlara ve mutluluklara vesile olması dileğiyle, hepinizin yeni yılını kutluyor, sağlıklı ve huzurlu bir yaşam diliyorum.
Osman Özsoy
Okunma Sayısı:
0
/ Yorum Sayısı:
0
Bu yazıya daha önce yorum yapılmamış ?
Yorum
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
Üye olmak için tıklayınız...
Buluşun Öncüleri
Psiko - Sağlık
İlişki Problemleri
Merak Ettikleriniz
Psiko Kefy
Sosyal Fobi
Kadın - Erkek
Başarı Hikayeleri
Seçkin Öyküler
Kişisel Gelişim
Depresyon
Sağlık Psikolojisi
Psikolojik Sorunlar
Okul Problemleri
Business Psikoloji
Kaliteli Sözler
Bilişsel Terapi
Tebessüm
Psiko - Siyaset
Panik Atak
Diger Fobiler
Psiko - Eğitim
Paradokslar
Gestalt Terapi
Neuro Psikoloji
İlginç Bilgiler
Psiko - Spor
Psiko - Aile
Hiper Aktivite
Hazır Cevaplar
Psiko - Analiz
Davranışsal Terapi
Psiko - Kitaplık
Obsesif - Kompulsif
Psiko - Çocuk
Kilo Sorunlari
Psiko - Kitap
Psikoloji Nedir?
Çocuk Psikolojisi
Dikkat Eksikligi
Psikoloji Tarihi
Kognetif Terapi
Psiko - Dinamik
Psikoterapi Nedir?
Bagimlilik Problemleri
Konusma Bozuklugu
Psikiyatri İlaçları
Sinema Terapisi
Duygusal Zeka
Psiko Biyografi
Ergen Psikolojisi
Kompleksler
Psikoloji Ekolleri
Psikolojinin Alt Dalları
Psikoloji Etiği
IQ
Araştırma Yöntemleri
Savunma Mekanizması
Psiko - Drama
Ruhsal Zeka
Andropoz Psikolojisi
Asabiyet
Beden Dili
Bilinçaltı
Değişim
Diksiyon
Empati
İkna
İletişim
İnsan Tanıma
Karar Vermek
Korku
Menopoz Psikolojisi
Mutluluk
Özgüven
Sabır
Stres
Şiddet
© donusumkonagi.net Psikoloji Portalı
Tüm Hakları Saklıdır - Dönüşüm Konağı Psikoloji Enstitüsü - Kullanım Sözleşmesi