Anasayfa
Hakkımızda
Danışmanlıklarımız
Bireysel Danışmanlıklarımız
Kurumsal Danışmanlıklarımız
Eğitimlerimiz
Bireysel Eğitimlerimiz
Kurumsal Eğitimlerimiz
İletişim
Mail
:
Şifre
:
Giriş Yap
|
Şifremi Unuttum
|
Üye Ol
Bütün insanlar üç sınıfa ayrılmıştır: Hareket ettirilemeyenler, hareket ettirilebilenler ve hareket edenler.
Seçiniz
Merak Ettiklerinizde
Psiko Keyf | Psiko Bilgite
Köşe Yazılarında
Haberlerde
Psiko Faydande
Psikolojik Sorunlarda
Ara
İSKEMLE İHTİLALİ / Psikolojik Sorunlar
Küçük bir ülkenin insanları sabahleyin radyo ve televizyonlarını açtıklarında, normal programın kesilerek ara arda marşlar çalındığını duyarak meraka kapılmışlar. Biraz sonra ekrana çıkan bir spiker, ayakta dimdik durup:
- Büyük milletimiz!. diye konuşmaya başlamış. Sivil bir darbe ile ülke yönetimine el konmuştur. Bugünden itibaren her türlü iskemle, koltuk ve kanepenin yani sıra, yerden yüksek karyolaların kullanılması yasaklanmıştır. Bu yasağı çiğneyenler, çok ağır şekilde cezalandırılacaktır!.
Haberi dinleyenler, bütün ihtilallerde olduğu gibi ?kan gövdeyi götürecek? diye korkarken, bu tek maddelik bildiri karşısında oldukça ferahlamış ve her zamanki sessizlikleriyle boyun eğip, yasaklanan eşyaları dışarıya atmışlar. Fakir fukara da, onları parçalayıp kışlık odun yapmışlar.
İskemle ve koltukları çıkartanlar, evde ne kadar yatak ve minder varsa hepsini yere indirerek orada oturmaya, geceleri de aynı yerde yatmaya başlamışlar. Ve önceleri biraz sıkıntı çekmelerine rağmen, bu işe kısa sürede alışmışlar. Üstelik bir müddet sonra, masalarını da kapı dışarı etmişler. Çünkü iskemle ve kanepeler olmayınca, bu yüksek masaların bir işe yaramadığını görmüşler. Fakir halka tekrar gün doğmuş ve masalar da kışlık odunlar arasına katılmış. İnsanlar, yere serdikleri bir örtüyü veya yer masası üzerinde yemek yedikten sonra, ortadaki masayı yuvarlayıp kaldırıyor ve daha önceleri uzun merasimler gerektiren yemek işini şipşak hallediyorlarmış.
Yer minderlerinde rahat edenler, bir müddet sonra yüksek dolap veya sehpalar üzerindeki televizyonlarını seyrederken boyunlarının tutulduğunu fark etmiş ve bu zahmetten kurtulmak için, onları yere indirip altındaki eşyaları evden atmışlar. Sehpa ve dolapların çıkartılmasıyla birlikte odalar daha da rahatlamış ve küçük denilen evlerin aslında ne kadar geniş olduğu anlaşılmış. Bu arada, mobilya yapımı için kesilmesi gereken on binlerce ağaç da kurtulmuş elbet.
Bir ay sonra herkes: ?Allah bu ihtilali yapanlardan razı olsun!.? demeye başlamış. Çünkü her gün, başka kolaylık ortaya çıkıyormuş. Yerde oturulduğu için elbise ve pantolanların ütüsü bozulduğundan, modacılar ekranlara çıkarak:
- Sayın seyirciler!.. diyorlarmış. Bildiğiniz gibi, daha önceki yılarda, yırtık yada yamalı elbiseler modaydı. Onu da, dizleri yada popumu aşındırılmış pantolon modası izledi. Sizleri mutlu etmek için canını bile vermeye razı olan biz modacılar, şimdi de ?buruşuk elbise modası?nı başlattık. Ve buruşmayan kumaşlar ucuzlayıncaya kadar da, bu modayı değiştirmemeye karar verdik!?
İnsanlar, duydukları karşısında adeta bayram yapmış ve haberin bitmesini bile beklemeden, evlerindeki bütün ütüleri dışarı fırlatmışlar. Bu sefer de hurdacılar köşeyi dönmüş. Ütülerin atılmasıyla birlikte elektrik faturaları hafiflemiş, hanımların pembe dizileri seyrederken cayır cayır yaktıkları çamaşırlardan, ya da prizde unuttukları ütülerden çıkan yangınlar sona ermiş ve tabi ki ütü masalarının da atılmasıyla, odalar iyiden iyiye ferahlamış. Artık 70-80 metre karelik evler rağbet görüyor ve büyük evlerde yaşamış olan hanımlar, sabah kahvelerini yudumlarken: ?O evlerin çilesini boşuna çekmişiz kardeş, gençliğimiz gitti vallahi!.? diyerek dövünüyormuş. Evlerin küçülmesiyle birlikte, işleri de küçülmüş ve ev islerine yardımcı olan kadınlara ayrılan paralar, çocukların harçlıklarına katılmış. Sadece ?komşularda var? diye alınan lüks eşyalar için harcanan milyarlar ise, yine onların dengeli beslenmelerine ayrılmış. Böylelikle ikide bir de hastalanan çocuklar, kısa bir sürede turp gibi olmuş ve ailelerin bellerini büken sağlık harcamaları dörtte bire düştüğü için, geçim derdi diye bir şey kalmamış.
Küçük ülkenin bahtiyar insanları, evlerine bir sülük gibi yapışan eşyaları kullanmaya mahkum olduklarını ve eski insanların masalarda kalan mutluluklarının sebebini kavrayarak gerçek hürriyetin ne demek olduğunu öğrenmişler. Ve yer yatağı sayesinde düzelen omurgalarından mı, yoksa borçsuz yaşayıp kimseye el açmamanın verdiği rahatlıktan ötürü mü bilinmez, her yerde dimdik yürümeye başlamışlar.
Aradan birkaç yıl geçtikten sonra, insanlar yine marş sesleri ile uyanmışlar. Ve karşılarında yine aynı spikeri görmüşler. Ama adam, bu sefer lüks bir koltukta oturuyor ve:
- Büyük milletimiz!. diyormuş. Eski darbeciler, yeni bir ihtilalle işbaşından uzaklaştırılmıştır. Bu konuda, başta koltuk ve kanepe üreticileri olmak üzere, ülkemizin değerli iş adamlarının da desteği alınmış durumdadır. Büyük gazetelerimiz, yarından itibaren her üç kupona bir iskemle hediyesiyle sizleri ihya edecektir. Ayrıntılı haber ?Azzzz sonra? verilecektir!...
Okunma Sayısı:
0
/ Yorum Sayısı:
0
Bu yazıya daha önce yorum yapılmamış ?
Yorum
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
Üye olmak için tıklayınız...
Buluşun Öncüleri
Psiko - Sağlık
İlişki Problemleri
Merak Ettikleriniz
Psiko Kefy
Sosyal Fobi
Kadın - Erkek
Başarı Hikayeleri
Seçkin Öyküler
Kişisel Gelişim
Depresyon
Sağlık Psikolojisi
Psikolojik Sorunlar
Okul Problemleri
Business Psikoloji
Kaliteli Sözler
Bilişsel Terapi
Tebessüm
Psiko - Siyaset
Panik Atak
Diger Fobiler
Psiko - Eğitim
Paradokslar
Gestalt Terapi
Neuro Psikoloji
İlginç Bilgiler
Psiko - Spor
Psiko - Aile
Hiper Aktivite
Hazır Cevaplar
Psiko - Analiz
Davranışsal Terapi
Psiko - Kitaplık
Obsesif - Kompulsif
Psiko - Çocuk
Kilo Sorunlari
Psiko - Kitap
Psikoloji Nedir?
Çocuk Psikolojisi
Dikkat Eksikligi
Psikoloji Tarihi
Kognetif Terapi
Psiko - Dinamik
Psikoterapi Nedir?
Bagimlilik Problemleri
Konusma Bozuklugu
Psikiyatri İlaçları
Sinema Terapisi
Duygusal Zeka
Psiko Biyografi
Ergen Psikolojisi
Kompleksler
Psikoloji Ekolleri
Psikolojinin Alt Dalları
Psikoloji Etiği
IQ
Araştırma Yöntemleri
Savunma Mekanizması
Psiko - Drama
Ruhsal Zeka
Andropoz Psikolojisi
Asabiyet
Beden Dili
Bilinçaltı
Değişim
Diksiyon
Empati
İkna
İletişim
İnsan Tanıma
Karar Vermek
Korku
Menopoz Psikolojisi
Mutluluk
Özgüven
Sabır
Stres
Şiddet
© donusumkonagi.net Psikoloji Portalı
Tüm Hakları Saklıdır - Dönüşüm Konağı Psikoloji Enstitüsü - Kullanım Sözleşmesi