Bu dünya bize atalarımızdan miras kalmadı. Biz onu çocuklarımızdan ödünç aldık.
Ara

Obsesif-Kompulsif Bozukluk Nedir? / Psikolojik Sorunlar

Obsesif-Kompulsif Bozukluk Nedir?

Birçok kişinin aşırı temizlik, titizlik, düzenlilik, eşya veya para biriktirme, simetriye önem verme, kapıyı-ocağı kontrol etme gibi çeşitli takıntıları, kuruntuları, saçma bulduğu halde yapmak zorunda kaldığı davranış ve düşünceleri olabilir. Çoğunlukla bunlar önemli bir zaman kaybına veya ciddi bir sıkıntıya neden olmazlar.Ancak, bazı kişiler aşırı ve saçma buldukları halde bu davranış ve düşüncelerini tekrar tekrar yapmaya ve sürdürmeye devam ederler. Bu durum önemli oranda zaman kaybına yol açar, belirgin bir sıkıntı verir ve kişiyi zorlamaya, yaşamla, kendisiyle ve çevresiyle ilişkisini bozmaya başlarsa, üzerinde durmak ve bunun ruhsal bir sorun olabileceğini düşünmek gerekir. Bu, psikiyatrideki adıyla Obsesif - Kompulsif Bozukluk ya da OKB (Saplantı-Zorlantı Hastalığı) olabilir.Obsesyonlar ( saplantılar ), irade dışı gelen, kişiyi tedirgin eden veya sıkıntı veren, bilinçli bir çaba ile kovulamayan yineleyici düşüncelerdir. Kompulsiyonlar (zorlantılar) ise çoğu kez obsesif düşünceleri kovma veya bu düşüncelerin verdiği sıkıntıyı azaltmak için yapılan ve istemeden yinelenen hareketlerdir.
Ocağı ya da evinin kapısını kapatıp kapatmadığından emin olamayan (obsesyon) bir kişinin, tekrar tekrar kapıyı, ocağı kontrol etmesi (kompulsiyon), para ya da herhangi bir eşyaya dokunduğunda elinin kirlendiğini obsesif bir şekilde düşünen bir kişinin el yıkama tutkusu (kompulsiyon) gibi davranışlar OKB'nin en sık rastlanan örnekleridir.

OBSESYON VE KOMPULSİYONLARIN ÖZELLİKLERİ:
Obsesyonlar (saplantılar, takıntılar):
Kaygı ve sıkıntıya yol açan, kişi tarafından saçma bulunan, inatçı ve zorlayıcı düşünce, fikir, dürtü ve hayallerdir. (Örneğin insanların ellerinin kirli ve mikroplarla bulaşık olduğunu düşünen kişi birlikte yaşadığı insanlar için de aynı şeyi düşünmektedir.)
Kişi bu düşüncelerin kendi iradesi altında olmadığını bilir.(Kişi bu insanların temiz olduklarını bilse bile saçma bulduğu bu düşünce sürekli kafasını kurcalamaya devam eder.) Kişiler bu düşünce ve dürtüleri bastırmaya veya yok saymaya çalışırlar veya bunları bir başka düşünce veya hareketle (yani kompulsiyonla) gidermeye çalışırla. (Kişi bu takıntısını zihninden uzaklaştırmaya çalışır veya sık sık ellerini yıkar )

Kompulsiyonlar (zorlantılar):
Tekrarlayıcı davranış veya zihinsel eylemlerdir. (tokalaşmakla ellerinin kirlendiğini düşünen bir kişi sürekli ellerini yıkar) Amaçları herhangi bir zevk veya mutluluk sağlamak değil, obsesyona eşlik eden sıkıntıyı azaltmak ya da korkulan bir durum veya olayı engellemektir. (ellerini bu derece sık yıkamak kişinin hoşuna gitmemektedir, amacı elinin kirlendiğine dair olan sıkıntısını azaltmaktır ) Kompulsiyonlar açıkça abartılıdır ve amaçladıkları şeyle aralarında mantıksal bağlantıları yoktur. (kişinin elleri yıkanmaktan tahriş olmuştur ve ortada bu derece el yıkamayı gerektirecek bir kirlenme yoktur.)

BAZI OBSESYON VE KOMPULSİYON TÜRLERİ
Bulaşma ve temizlik obsesyonları:
Bulaşma obsesyonu olan kişiler genellikle mikropların, kirin, idrarın üzerlerine bulaşmasından korkarlar. Saatlerce kendilerini veya vücutlarının bir kısmını yıkayarak, kendilerini ?bulaşmadan? korumaya çalışırlar. Hatla kendilerine bir şey bulaştıracağını düşündükleri şeylerden kaçarlar. Çevrelerindeki herşeyin bulaşık veya kirli olduğunu düşünürler. Temizlenmediği kaygısıyla saatlerce ve tekrar tekrar ev temizliği yaparlar.

Şüphe obsesyonları:
Şüphe obsesyonu olan kişiler bir şeyi yapıp yapmadıklarından emin olamazlar ve bu nedenle yaptıkları şeyleri tekrar tekrar kontrol ederler. Böyle bir kişi sobayı söndürmüş dahi olsa söndürdüğünden emin olamaz ve defalarca sobayı kontrol etmek zorunda kalır .Kapıyı açık unuttuğuna dair şüphesi olan bir kişi sık sık kapıyı kontrol eder.

Düzen obsesyonları:
Bu tür obsesyonu olan kişiler her şeyi tamamen doğru bir şekilde düzenlemeye çalışırlar. Birilerinin eşyalarına dokunmasına veya karıştırmasına direnç gösterirler. Düzen uğruna saatlerini harcayabilirler.
Saldırganlık veya zarar verme obsesyonları
Çocuğuna zarar verme veya cinsel hayaller (tekrarlayan pornografik imgeler) bu tür obsesyonlardandır. Bu kişiler yapmayacaklarını bilseler bile çocuklarına zarar vermekten korkarlar ve bu korkularını engelleyemezler. Bu korkuyu hafifletebilmek için bazı şeyleri ?doğru sayıda? yapmak zorunda hissederler (örneğin mutfak lambasını 3 kez açıp kapamak gibi). Böylece, kendilerini veya aile üyelerini hayali bir tehlike veya zarardan koruduklarına inanırlar.

Dini obsesyonlar:
Aklına, istemediği halde, tanrıya küfür düşünceleri gelen kişi sayıları lO'ar lO'ar geriye doğru sayarak sıkıntısını hafifletmeye çalışabilir. Çoğunlukla bu tür obsesyonlar kişinin zihnine ibadet yaparken takılır. Kimileri bu yüzden sık sık duaları tekrarlar, tövbe ve ibadet ederler.

Sayma obsesyonları:
Bu kişiler düşündükleri ya da gördükleri sayıları saymaktan kendilerini alamazlar. Otomobil plakalarını, evlerin numaralarını, apartmanların kaç kat olduğunu sayarlar. Belli sayılar uğurlu, belli sayılar uğursuzdur. Uğursuz sayı akla gelince hemen uğurlusu ile uzaklaştırılmaya çalışılır.

Diger Özellikler:
Pek çok kişi obsesyon ve kompulsiyonlarını ortaya çıkaran durum veya nesnelerden uzak durmaya çalışır ( örneğin, insanlarla tokalaşmaktan kaçınır). Kişide sürekli tereddüt ve kararsızlık dikkati çeker. Bir şeyi kuralına göre yaptım mı yapmadım mı, yapsam mı yapmasam mı kararsızlıkları içinde ileri derecede bunalır ve kuşkularını yakınlarına tekrar tekrar sorarak onları yıldırırlar.

OKB'NİN SIKLIğI
Yaklaşık 50 kişiden birinde OKB bulunmaktadır. Ancak birçok kişi; belirtilerinin çok hafif olması, hastalıklarını gizlemeleri, kimseye belli etmek istememeleri veya yıllarca süren hastalıklarını artık benimsemeleri nedeniyle hekime başvurmaktan kaçınır.

NEDENİ
Biyolojik ve psikososyal birtakım etkenlerden söz edilmekle birlikte, tam olarak nedeni henüz anlaşılamamıştır.

TEDAVİ
OKB, uzun süreli ve zamanla iyileşme dönemleri gösterebilen bir hastalıktır. İlaçla ve psikoterapiyle tedavisi mümkündür. İlaç tedavisi ve davranışçı-bilişsel psikoterapinin birlikte kullanıldığı durumlarda çok iyi sonuçlar alınmaktadır. Bu nedenle benzer yakınmaları olan kişiler tedavisi olan bu durumları için psikiyatriste başvurulmalı ve iyileşmeye giden yolu açmalıdırlar.

Okunma Sayısı: 27525  / Yorum Sayısı: 6
 

makaskterh 21.11.2010 01:06:09 Tarihinde yorumlamış

OKB KURAMI Sevgili okurlar şimdiye kadar yazılmamış ve uzun süre yazılamayacak bir konuyu anlatmak istiyorum Yazdığımız yazıların hiç birisini yazacak veya karşı çıkacak bir Allahın kulu çıkmasını şiddetle arzu ediyorum OKB hastalığı psikiyatri tarafından çözümlenememiş ve anlaşılamamış, hastalıkların başında gelmektedir Bu hastalığın psikopatolojisi veya nörofizyolojisi açısından insanların söyleyebildiği net , en ufak bir şey yoktur Kuram anlamında , bir yere oturtmaları zaten mümkün değildir Sebebine gelince muayene tekniğinde , affektif alan denilen duygusal yapıyı incelediğini söyleyen psikiyatristler , iş ruhun özelliklerine gelince buna hiç önem vermezler ve inanmazlar Bu hastalığı ele almamızda asıl sebep ; duygu durum ile düşünce alanının OKB hastalarında, tam anlamı ile ayrışmasıdır Aslında anlatılan olayı, ancak yöntemsel olarak psikiyatristler anlayabilirler Hastaların temel özelliği ; düşünceleri egemen olduğundan dolayı sanki düşüncelerinin esiri olmuş gibi hissetmeleridir Yani parazit düşünceler öyle fazlalaşır ki ; artık hasta mevcut durumdan, duygusal anlamda rahatsızlık hisseder Hasta kendini sanki bir başkasının kontrolu altında bulunuyormuşcasına rahatsızdır Belli dönem sonra, bu değişimin farkına varan hasta, artık psikiyatride yabancılaşma fenomeni denilen depersonilazyonun etkisine girmiştir Kişi ölürken de aynı ayrışma içine girer Çünkü beden elinden alınmaktadır Asıl olan ruh, yapayanlız kalmıştır OKB hastalığında düşüncelerin bu derece egemen olması ve kişinin ruhsal yapısını ele geçirmesi söz konusudur Şizofrenide de aynı durumun bir diğer versiyonu vardır Düşüncelerin egemen olmasının sebebi; kişinin zeka fonksiyonlarının normalin üstünde bir kapasite olmasından kaynaklanır Onun için hastalık öncesinde şizofrenlerin ve OKB nin zeka kapasiteleri çok yüksek olarak gözlemlenir Hasta sahipleri genelde bu durumun farkına varmışlarsa , bizim çocuğumuz çok zeki idi ne oldu diye sorarlar Zeka kapasitesi aşırı düşük olan oligofrenide ise yalnızlaşma çevresinde iletişim kurabilecek insan bulamamaktan kaynaklanır Psikiyatride ruhun somut varlığını kabul etmeden, bu hastalıkları çözebilmek mümkün değildir Nedenine gelince, ruh ve zeka, bilincin algılaması ve duygusal zeka tamamen ayrı kavramlardır Hatta şu anda , büyük işletmeler işe adam alırken duygusal zekanın daha iyi olması gerçeği üzerinde durmuşlardır Kişi yetişirken duygusal zekaya ve ruhsal yapıya önem vermeyen toplumlar mutlaka başarısızlığa uğrarlar Duygusal zekanın asıl gelişme yeri ailedir, yakın çevredir Bunlar olmadan yetişen yetiştirme yurdu çocuklarında psikiyatrik bozuklukların bu derece fazla olmasının sebebi budur OKB hastalığında , duygu durum ile parazit düşüncelerin ayrışma sebebi eletromanyetik dengenin beyin lehine kaymasından kaynaklanır İnsanda kablolama sistemi anlatılırken üç ana boşluktan söz edilmişti boşlukların küresel yapısı ve üçünün ayrı ayrı dengesi , kendi aralarında egemenliği ve iktidarı ele geçirme mücadelesi ruhsal ve bedensel hastalıkların oluş biçimini açıklayabilen tek mekanizmadır İnsanın iç yapısında , dünyada yaşam sebebi olabilen üç ayrı sevgi ve bunların zıtları vardır Ne demek istediğimi şöylece açıklamak gerekirse ; insan dünyaya geldikten sonra anne objesi ile dünyayı tanır Dünyada bulunan ve görebildiği şeylerden beğendiğini daha sonra tekrar isteme , beğenmediklerini ise istememek yolunu seçer Beğenip beğenmediğini genelde aileden gelen alışkanlık ve görenekler ile yapmaktadır Daha önce hiç görmediği bir şeyi istemesi elbette mümkün değildir Yaş biraz ilerlediğinde çocuk buluğ çağı dediğimiz delikanlılık dönemine girer Bu zaman da çocuk mevcut durumuna göre karşı cinsi tanımaya başlar Yeni yeni tanımaya başladığı şeye karşı ilgi duymaya girer Bu yaş grubunda komşunun tavuğu komşuya kaz görünür sözü ifade bulur Çevresindeki her şey kendisinde bulunandan daha iyidir Kişilik bu dönemde yapılan doğru ve yanlışlardan çok fazla etkilenir İnsan
Yöneticiye Bildir

sevgicik 27.01.2009 06:57:10 Tarihinde yorumlamış

selam ben zaten bı anormallık olduugunun farkındaydım ılk kez buugn arastırdım ve ınanaamadım belırtıler bende var ama yenemıorum cok kotu oldum belırtılern bende olduugnu anlayınca ben sımdı rahatsızmııym yanı ben ne bılım normal zannedıodm ama yasantımı cok kotu etkılıo kılıt kontrol etmekten kılıtlerı kırıom dusunun cevremdede tuhaf karsılanıo bılmıorm kafam cok karıstı bırı benı aydınlatırsa sevınırım bu rahatszılıgın hakında kendı basıma gelemıorum saygılar
Yöneticiye Bildir

karaaslan 06.05.2008 01:24:23 Tarihinde yorumlamış

ben de bir okb hastasıyım bu hastalıkla yaklaşık 6senedir mücadele ediyorum bir psikiyatriden yardım alıyorum .çok zor bir hastalık ama insanın bu hastalığı aklına takmaması lazım
Yöneticiye Bildir

pozitif 11.02.2008 07:19:15 Tarihinde yorumlamış

bende son 2-3 yıldır okb hastasıyım.5-6 ay tedavi gördüm ama pek bi yararı olmadı.şimdi kendi kendime yardımcı oluyorum.diliyorum başarıcam.bu çok zor bir hastalık.öncelikle onu kabul ediyorum ama iyileşememek gibi bir yorumda yok.bence insanın kendi elinde.bunu denemek lazım ve başarmaya çalışmalı.
Yöneticiye Bildir

antigone 06.09.2007 04:30:42 Tarihinde yorumlamış

Birey olmanın yükümlülüklerini tam manada özümseyememiş ve kendi kişiliklerini yapılandıramamış ebeveyinler;eksik,hasarlı,kırılgançocuklar yetiştirmekteler.Annem uzun süre obsesif-kompulsif bozukluk tanısı ile tedavi gördü.ona dokunmamız ve yaklaşmamız yasaktı.dokunduğumuz anda saatlerce banyo yapıyordu.Evin içinde sınırları belli bir alanda hareket etmek zorundaydık.Onun işaretlediği sınırların dışına çıktığımızda bütün evi temizliyor ve bizi saatlerce yıkıyordu.Kirleniceğimizi düşündüğünden hiçbir arkadaşımızla görüşmemize dahi izin vermiyordu.Bu zorlantılı durum bir süre sonra alkole başlamasına neden olunca hastalığı daha da alevlendi.Bir süre sonra intihar girişiminde bulundu.bu Onun ve bizim hayatımızda bir dönüm noktası oldu.Çünkü bu sayede bakırköy ruh ve sinir hastalıkları hastenesinin nevroz bölümünde uzun bir tedavi sürecinden geçti.İlaçlar ve terapiler çok iyi geldi.Orda kurduğu arkadaşlıklarla sarılmanın,tokalaşmanın ne kadar insani bir değer olduğunu gördü.Bir kadın olmanın sadece evi temizlemek ve bunun gibi görevlerden oluşmadığını farketti.Şu an çalışıyor ve vaktininin çoğunluğunu çalan takıntılarıyla uğraşmıyor.Artık mutlu.Bu rahatsızlıktan kurtulunabilir.
Yöneticiye Bildir

cile1 17.08.2007 03:06:29 Tarihinde yorumlamış

cinsel hayal demişsinizaltadmanın bu rahatsılıkla ilgisi varmıdr.
Yöneticiye Bildir
Yorum
Üye olmak için tıklayınız...