Anasayfa
Hakkımızda
Danışmanlıklarımız
Bireysel Danışmanlıklarımız
Kurumsal Danışmanlıklarımız
Eğitimlerimiz
Bireysel Eğitimlerimiz
Kurumsal Eğitimlerimiz
İletişim
Mail
:
Şifre
:
Giriş Yap
|
Şifremi Unuttum
|
Üye Ol
Bütün insanlar üç sınıfa ayrılmıştır: Hareket ettirilemeyenler, hareket ettirilebilenler ve hareket edenler.
Seçiniz
Merak Ettiklerinizde
Psiko Keyf | Psiko Bilgite
Köşe Yazılarında
Haberlerde
Psiko Faydande
Psikolojik Sorunlarda
Ara
"Panik Atak Deprem Gibidir" / Psikolojik Sorunlar
Olumsuz yaşam koşulları panik atağa yol açıyor...
İzmir Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nuri Doğan Atalay, panik atağın günün en sık rastlanılan psikiyatrik rahatsızlıklardan biri olduğunu söyledi.
Prof. Dr. Nuri Doğan Atalay, yaptığı yazılı açıklamada, ?stres, sevilen bir kişinin hastalanması veya ölümü, işsiz kalmak? gibi kişiyi olumsuz etkileyen yaşam koşullarının panik bozukluğa yol açabileceğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:
?Panik atak deprem gibidir. İkisi de ortada görülen hiçbir neden yokken, bir anda, herhangi bir yerde ortaya çıkar. Her ikisinde de önemli olan kişinin o anda ne yapması gerektiğini bilmesidir. Atak sırasında da kişi soğukkanlı ve güvenli bir tavır sergilemelidir.?
BELİRTİLERİ
Atalay, açıklamasında panik bozukluğun belirtilerini ?çarpıntı, ölüm korkusu, titreme, boğulacakmış gibi olma, üşüme, uyuşma? olarak sıraladı. Prof. Dr. Atalay, panik atakları sonucu bazı hastalarda ?Ya ölürsem??, ?Evde tek başıma kaldığım zaman veya sokakta rahatsızlanırsam ne yaparım?? gibi düşüncelerin ortaya çıktığını ve bu hastalarda atakların devam etmesi durumunda ?sokağa çıkamama, yalnız kalamama, yardım gelmeyeceğini düşündüğü otobüs, asansör gibi ortamlara girememe? şeklinde davranışların geliştiğini belirtti.
Prof. Dr. Nuri Doğan Atalay, panik bozukluğu olan kişinin toplumsal ve mesleki etkinliklerden kaçındığına, toplumsal ilişkilerinin bozularak, işlerini aksattığına işaret etti. Panik bozukluğun en fazla kadınlarda görüldüğünü vurgulayan Atalay, şunları kaydetti:
?Hastaların yüzde 75-80'i kadındır. Bu hastalığın toplum içinde görülme sıklığı ise yüzde 1.5-3.5 arasında değişmektedir. Hastalığın başlangıç yaşı genellikle ergenliğin son dönemleri ile 30'lu yaşlar arasında kalan döneme rastlar. Panik atak dakikalarla sınırlıdır. Ataklar genellikle 5-10 dakika veya 20-30 dakika, ender olarak da bir veya birkaç saat sürebilir. Ataklar bazı kişilerde haftada bir veya daha sıklıkla görülürken, bazı hastalarda ise haftalar boyunca görülmeyebilir.?
Prof. Dr. Atalay panik bozukluğu bulunan hastaların önemli bir bölümünün başlangıçta kalp krizi geçirdiklerini sanarak sağlık kurumlarının acil servislerine başvurduklarını belirterek, böyle bir durumda psikiyatrik kurumlara başvuranların sayısının yok denecek kadar az olduğunu bildirdi.
Panik bozukluğun ortaya çıkmasında kalıtımsal etkenlerin de önemli bir rol oynadığını ifade eden Prof. Dr. Atalay, hastalığın tedavisinin mümkün olduğunu ancak uzun süreli bir tedavi süreci gerektiğini bildirdi. İlaçların düzenli kullanılmasının sonuç almada çok önemli bir etken olduğuna işaret eden Prof. Dr. Atalay şu bilgileri verdi:
?Panik Bozukluğu akıl hastalığı değildir. Ölüme yol açmaz, tedavisi mümkündür. Fakat bu hastalığın tekrarı söz konusudur. Hastalığın ortalama tedavi süresi 6-8 aydır. Tedavide ilaç ve psikoterapinin birlikte yürütülmesi gereklidir. Hasta ilaçlarını kendiliğinden kesmemeli, psikiyatrisin kendisine vereceği bilgileri, önereceği gevşeme ve hastalığın üzerine gitme alıştırmalarına da itaatetmelidir.?
ntvmsnbc
Okunma Sayısı:
6236
/ Yorum Sayısı:
1
ercan1971 17.07.2007 11:32:14 Tarihinde yorumlamış
mrhb.panik atağın nadiren 2-3 saat olabildiğini yazmışsınız ama biz bunu 24 saata varan bir uzunlukta yaşıyoruz ve hemen hemen hergün bu normalmidir
Yöneticiye Bildir
Yorum
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
Üye olmak için tıklayınız...
Buluşun Öncüleri
Psiko - Sağlık
İlişki Problemleri
Merak Ettikleriniz
Psiko Kefy
Sosyal Fobi
Kadın - Erkek
Başarı Hikayeleri
Seçkin Öyküler
Kişisel Gelişim
Depresyon
Sağlık Psikolojisi
Psikolojik Sorunlar
Okul Problemleri
Business Psikoloji
Kaliteli Sözler
Bilişsel Terapi
Tebessüm
Psiko - Siyaset
Panik Atak
Diger Fobiler
Psiko - Eğitim
Paradokslar
Gestalt Terapi
Neuro Psikoloji
İlginç Bilgiler
Psiko - Spor
Psiko - Aile
Hiper Aktivite
Hazır Cevaplar
Psiko - Analiz
Davranışsal Terapi
Psiko - Kitaplık
Obsesif - Kompulsif
Psiko - Çocuk
Kilo Sorunlari
Psiko - Kitap
Psikoloji Nedir?
Çocuk Psikolojisi
Dikkat Eksikligi
Psikoloji Tarihi
Kognetif Terapi
Psiko - Dinamik
Psikoterapi Nedir?
Bagimlilik Problemleri
Konusma Bozuklugu
Psikiyatri İlaçları
Sinema Terapisi
Duygusal Zeka
Psiko Biyografi
Ergen Psikolojisi
Kompleksler
Psikoloji Ekolleri
Psikolojinin Alt Dalları
Psikoloji Etiği
IQ
Araştırma Yöntemleri
Savunma Mekanizması
Psiko - Drama
Ruhsal Zeka
Andropoz Psikolojisi
Asabiyet
Beden Dili
Bilinçaltı
Değişim
Diksiyon
Empati
İkna
İletişim
İnsan Tanıma
Karar Vermek
Korku
Menopoz Psikolojisi
Mutluluk
Özgüven
Sabır
Stres
Şiddet
© donusumkonagi.net Psikoloji Portalı
Tüm Hakları Saklıdır - Dönüşüm Konağı Psikoloji Enstitüsü - Kullanım Sözleşmesi