Bütün insanlar üç sınıfa ayrılmıştır: Hareket ettirilemeyenler, hareket ettirilebilenler ve hareket edenler.
Ara

Sınav Kaygısıyla Barışmak / Psikolojik Sorunlar

Sınav Kaygısıyla Barışmak

Sınav kaygısı yaşadığınızı mı düşünüyorsunuz? Çoğu öğrenci okul hayatı boyunca sınav kaygısını tecrübe eder. Bazıları çoktan seçmeli sınavları çok zor bulurken bazıları uzun yanıtlı deneme türü sınavları zor bulur. Pek çok öğrenci evde final testlerini yapma ya da dönem ödevleri hazırlama özlemi duyarken bazıları kendi kişisel görüşlerini yazmakta veya bir arşatırma ödevi yapmaktan dolayı ciddi kaygı duyar. Zorluk çektiğiniz veya ciddi kaygı duyduğunuz alan her ne olursa olsun araştırmalar stresinizi hafifletmek için bir şeyler yapılabileceğini gösteriyor.

Kaygı hakkındaki en yaygın yanılgı kaygının çok kötü olduğu ve kesinlikle ondan kurtulmanız gerektiğidir. Derin bir nefes alın, çünkü şimdi sınav kaygısını değiştirme konusunda size söyleyeceklerim ondan kutulmanız için değil ama onu anlamak ve daha kontrollü hissetmeniz için olacaktır. Kaygının en yakın arkadaşı ?kaçınma'dır. Kaygıdan ne kadar çok kaçmaya çalışırsanız o kadar fazla büyüyecektir. Ne kadar çok kaygınızı anlamaya başlar ve ona göre perspektifler kazanırsanız o kadar az yolunuza engel olacaktır.

Kaygının dört değişik parçası vardır:
?Bilişsel: Her hangi bir olay esnasında ya da olayın öncesinde aklınızda dolaşan bütün düşüncelerdir. (Örneğin; bu testten ?A'almalıyım, ben başarısızım... gibi).
?Duygusal: Kaygılı olayda yaşadığınız bütün duygulardır. (utanmak, hayal kırıklığına uğramak, mutlu veya sinirli.)
?Davranışsal: Genelde stresli ve kaygılı olduğunuz zaman vücudunuz farklı hareket eder.( daha hızlı yürümek, parmakları sıraya vurmak ya da çıtlatmak).
?Fiziksel: son olarak ta vücudunuz kaygınıza fiziksel olarak tepki verir. (terleme, ağız kuruluğu, diyare, kalp çarpıntısı... gibi).

Kaygının biyolojik kökleri vardır. Fonksiyonel olabilir. Kaygı bir hayvanı bile zararlı durumlardan kurtarmaya teşvik eder ve güvenliliğe iter. Kaygı garip bir olgu değildir bizim yarattığımız bir şeydir. Yaygın senaryolar şu şekilde olabilir: sınavdan önce; ?ben o kadar aptalım ki bu sınavı yapamam.? Sınav sırasında: ?yerinizde rahat duramazsınız, terler boşanır.? Sınavdan sonra: kendimden nefret ediyorum, neden çalışmadım, bu gezegende olmayı bile haketmiyorum, insanlar beni ciddiye almayacak." Kendi senaryonuzu yazın ve gerçek anlamda kaygı hissettiğiniz zamanları düşünün, tamamen o ana gidin ve o anı yazın. Rahatlayın.

Benim yazdığım senaryo duyguları içermiyor. Genellikle insanlar senaryolarını yazarken dört parçadan birini saf dışı bırakıyorlar. Senaryonuza geri dönün ve eksik yerleri doldurun. ?Kendimden nefret ediyorum? dediğinizde nasıl hissettiniz? Ya da stresten yerinde duramadığınızda? Kaygıda davranış, düşünce ve duygu döngünüzü ne kadar iyi anlarsanız, başarıya o kadar kolay adaptasyon sağlar ve müdahale edebilirsiniz.

Bazı temel ipuçları:
1.Kaygı probleminiz varsa kafein almayın. Kafein, kaygı belirtilerini arttırır.
2.Bütün fizyolojik, davranışsal, duygusal ve zihinsel tepkileri, belirtileri içeren kaygı haritanızı oluşturun ve oluşumuna göre sıralayın.
3.Stresiniz hakkında insanlarla konuşun. Zihinsel sağlık uzmanlarının size çok yardımcı olabileceğini untmayın. Acı çekmeniz için hiçbir sebep yok!
4.NEFES ALMAYI HATIRLAYIN! (Kaynak: Dönüşüm Konağı)


Yazar: Julie King (Üniversite Danışmanlık Merkezi)
Çeviri: Şule Can

Okunma Sayısı: 507  / Yorum Sayısı: 0
Bu yazıya daha önce yorum yapılmamış ?
Yorum
Üye olmak için tıklayınız...