Anasayfa
Hakkımızda
Danışmanlıklarımız
Bireysel Danışmanlıklarımız
Kurumsal Danışmanlıklarımız
Eğitimlerimiz
Bireysel Eğitimlerimiz
Kurumsal Eğitimlerimiz
İletişim
Mail
:
Şifre
:
Giriş Yap
|
Şifremi Unuttum
|
Üye Ol
Bütün insanlar üç sınıfa ayrılmıştır: Hareket ettirilemeyenler, hareket ettirilebilenler ve hareket edenler.
Seçiniz
Merak Ettiklerinizde
Psiko Keyf | Psiko Bilgite
Köşe Yazılarında
Haberlerde
Psiko Faydande
Psikolojik Sorunlarda
Ara
Eşi Vefat Eden Kadınlar Ve Depresyon / Psikolojik Sorunlar
Bir insanın eşini kaybetmesi gerçekten çok ağır fakat önüne geçilemeyecek bir durumdur. Mutlu bir evliliğin sona ermesi ve eski günlerin bir daha yaşanamayacak olduğunu bilmek insanın yaşayacağı en büyük travmalardan birisidir. Eşini kaybeden bir insan bir taraftan yarım kalmış işlerle, planlarla karşı karşıya kalırken diğer yandan da yaşadığı olaydan kaynaklanan üzüntüler, korkular ve heyecanlarla yüzleşmek durumundadır.
Kadın erkek herkes için katlanılması güç olan bu durum, kadınlara yüklenen toplumsal rolün etkisiyle daha da zorlu bir hale bürünüyor. Böyle bir olaydan sonra kadınların en çok hissettikleri duygulardan biri suçluluk duygusudur. Eşi vefat eden bir kadına gülmek bile suç gibi gelir. Etrafındaki insanların kendisinden -televizyon seyretmemek, eğlenmemek, nikah yüzüğünü takmaya devam etmek gibi- birtakım beklentilerinin olduğunu ve çevresindekiler tarafından her hareketinin izlendiğini düşünür. Gerçekten de toplumda böyle bir eğilim vardır. Çevrenin geride kalan eşi sahiplenmesi aslında kendiliğinden kötü bir şey değildir. Ancak bu sahiplenme baskı ve kontrol biçimde gelişiyor ya da o şekilde algılanıyorsa sorunu büyütmekten başka bir şey yapmaz.
Vefatın ardından geride kalan kişinin yaşamı bu olayı kabullense farklı, kabullenmese farklı şekilde seyreder. Eşleri vefat eden hanımlarda depresyona çok sık rastlıyoruz. Depresyonu muhakkak terapitik bir yaklaşımla aşmak gerekir. Sadece ilaç gerekecek derinlikte bir depresyon da yaşanabilir ama yardım almak çok önem taşır. Çünkü eşini kaybetmesi insanın hayatını derinden etkileyen ve kendisine yeniden bir yol çizmesini gerektiren bir durumdur.
Matem Dönemi
Ölüm gibi travmalara yol açacak olaylarla baş etmede insanın daha önceki kişilik birikimleri ön plana çıkar. Böyle bir durumda matem doğal bir tepkidir. Bir insan sevdiğini kaybettiği için travma geçirecek, ona karşı yoğun bir özlem duyacak, onunla ilgili bir örselenme yaşayacaktır.
Matemi yaşamak, cenazeye katılmak, kabristana gitmek, matem elbiseleri giymek, ağıtlar yakmak vs. aslında ruh sağlığı açısından faydalı şeylerdir. Çünkü acıdan kaçmamak, acıyı zamanında yaşamak gerekir. Acı zamanında yaşanmadıysa duyguları bastırmanın sonucu olarak başka ruhsal sorunlar ortaya çıkabilir. Matemi vaktinde yaşayıp acıyı tüketmek daha iyidir. Acıyla yüzleşen insan zamanla bunu gerçekçi bir şekilde göğüsleyip aşabilecektir.
Bu dönemde sık sık eşini, onun ölümünü rüyasında görenler, iştah kaybı, kilo kaybı, uyku düzeninde bozulmalar yaşayan kişiler olur. Bunların dışında sürekli o konuyu düşünme, korkularda artış (yere bir şey düşse hemen irkilme, sıçrama) gibi stres bozuklukları yaşanabilir.
Eşi vefat etmiş kadınların hissettiği duygulardan bir tanesi de yalnızlık duygusudur. İnsan ölümden çok ayrılık nedeniyle acı çeker. Sevdiğine ulaşamamanın verdiği ayrılık duygusunu doğru yönetmek gerekir. İnsanın ileride eşine kavuşacağına ilişkin sağlam bir inancı olan varsa rahatlaması çok daha kolay olacaktır.
Bu türden olaylarda kişinin ruhsal olgunluğa erişmiş bir insan olması önem taşır. Kişinin ruhsal olgunluğuna göre verdiği tepkiler değişir. Bütün sorun, yaşam felsefesini hayatın yeni akışına uygun olarak değiştirmek, yani kendine uygun yeni stratejiler geliştirebilmektir. Bu acıyı yaşayanlar ölümü hayatın kaçınılmaz bir gerçeği olarak kabul etmeli ama bunu bir yok oluş şeklinde algılamamayı başarabilmeliler.
Eşlerini kaybeden kadınların hayatlarına devam etmeleri halinde suçluluk duygusuna kapıldıklarını ifade etmiştik. Dışarı çıkmak, kuaföre gitmek bile kişinin büyük bir suçluluk duygusu hissetmesine yol açar. Gitmek istemez, gitse de insanların kendisini yargılayacaklarını düşünür. Eşinin sevdiği yemeği yerken bile kendisini suçlu hisseden insanlar dahi vardır. Bütün bunlar insanın eşine duyduğu sevginin derinliğini gösteren şeylerdir ama bir taraftan da hayatın devam etmekte olduğu, varsa insanın çocuklarına karşı sorumlulukları olduğu da unutulmamalıdır.
http://www.depresyon.biz/?module=pages&SID=62
Okunma Sayısı:
10618
/ Yorum Sayısı:
0
Bu yazıya daha önce yorum yapılmamış ?
Yorum
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
Üye olmak için tıklayınız...
Buluşun Öncüleri
Psiko - Sağlık
İlişki Problemleri
Merak Ettikleriniz
Psiko Kefy
Sosyal Fobi
Kadın - Erkek
Başarı Hikayeleri
Seçkin Öyküler
Kişisel Gelişim
Depresyon
Sağlık Psikolojisi
Psikolojik Sorunlar
Okul Problemleri
Business Psikoloji
Kaliteli Sözler
Bilişsel Terapi
Tebessüm
Psiko - Siyaset
Panik Atak
Diger Fobiler
Psiko - Eğitim
Paradokslar
Gestalt Terapi
Neuro Psikoloji
İlginç Bilgiler
Psiko - Spor
Psiko - Aile
Hiper Aktivite
Hazır Cevaplar
Psiko - Analiz
Davranışsal Terapi
Psiko - Kitaplık
Obsesif - Kompulsif
Psiko - Çocuk
Kilo Sorunlari
Psiko - Kitap
Psikoloji Nedir?
Çocuk Psikolojisi
Dikkat Eksikligi
Psikoloji Tarihi
Kognetif Terapi
Psiko - Dinamik
Psikoterapi Nedir?
Bagimlilik Problemleri
Konusma Bozuklugu
Psikiyatri İlaçları
Sinema Terapisi
Duygusal Zeka
Psiko Biyografi
Ergen Psikolojisi
Kompleksler
Psikoloji Ekolleri
Psikolojinin Alt Dalları
Psikoloji Etiği
IQ
Araştırma Yöntemleri
Savunma Mekanizması
Psiko - Drama
Ruhsal Zeka
Andropoz Psikolojisi
Asabiyet
Beden Dili
Bilinçaltı
Değişim
Diksiyon
Empati
İkna
İletişim
İnsan Tanıma
Karar Vermek
Korku
Menopoz Psikolojisi
Mutluluk
Özgüven
Sabır
Stres
Şiddet
© donusumkonagi.net Psikoloji Portalı
Tüm Hakları Saklıdır - Dönüşüm Konağı Psikoloji Enstitüsü - Kullanım Sözleşmesi