Anasayfa
Hakkımızda
Danışmanlıklarımız
Bireysel Danışmanlıklarımız
Kurumsal Danışmanlıklarımız
Eğitimlerimiz
Bireysel Eğitimlerimiz
Kurumsal Eğitimlerimiz
İletişim
Mail
:
Şifre
:
Giriş Yap
|
Şifremi Unuttum
|
Üye Ol
Bütün insanlar üç sınıfa ayrılmıştır: Hareket ettirilemeyenler, hareket ettirilebilenler ve hareket edenler.
Seçiniz
Merak Ettiklerinizde
Psiko Keyf | Psiko Bilgite
Köşe Yazılarında
Haberlerde
Psiko Faydande
Psikolojik Sorunlarda
Ara
İnsan Nedir? / Psikolojik Sorunlar
Varlığımızın sebebini bir kesinceye bağladıktan sonrada kurtulamamıştır insanoğlu düşünmekten. Çok kere bocalamıştır kim olduğunu bilememekten dolayı. Ya ilahi kaynaklı bir mesaja inanmış ya da kendisine uygun olmayan modeller çizmiştir. Ne yazık ki bu çizilen değerler, fikri kabul etmeyen insanlara da acımasızca giydirilmek istenmiştir. Evet ne acayiptir ki, kendini hayvana benzeterek aşağılayanların yanında; kendine yer beğendiremeyecek kadar yükseklerde tanrı olduğunu iddia edebilecek davranışlar gösteren insan, her nedense lafız olarak kabul etmek istemez davranışını gösterdiği karakterin kelimelerle ifadesini.
Bugün sadece et parçası olduğunu ileri sürmek ne kadar yanlışsa yalnızca ruhani olduğunu ifade etmekte yanlış bir tutumdur insanoğlu için. Evet hayvansal özelliklerimiz vardır. Yemek, içmek, cinsel olarak uyarılmak vs isteriz. Bu istekler hayvanda da mevcut olmasına rağmen; hayvan, yediği yemeleri beğendiğine göre kritik yapıp seçerek yemez, ısıtıp karıştırıp tuzlayıp farklı lezzetlere ulaşma yoluna gitmez. Belirli bir mevsimde bilirli bir yerde üreme ihtiyacını giderir. Evet sadece bunları ihtiyaç olduğu için yapar kesinlikle hazsal bir içeriği yoktur bu davranışların. Ya insan öyle midir? Yiyeceğini seçecek, değişik tatlar almaya müsait hale getirecek bir iradeye sahiptir. İşte önemli olan burasıdır. Bir iradeye sahip olmak ve onunla hareket etmek ademoğlunu insan yapmamış mıdır, hayvandan bu yüzden ayırmamış mıdır?
Peki; ya, ruhanilik konusunda neler düşünüyorsunuz. Maddesel anlam veremeyip derecesini ölçemediğimiz bir çok metafizik durumun mevcut olduğu hemen hemen hepimizce farkında olunan bir bilgidir. Gene de bu bilginin ulaşmadığı insanların varlığından dolayı insanların rüya ile yaşam arasındaki farkı düşünmelerini istiyorum. Bizler günlük hayatımızda farkına vardığımız nesneleri önce duyusal organlarımızla görürüz ve alınan bilgi elektrik sinyalleri halinde beynimize ulaştırılır. Biz görmesek ve aynı elektrik sinyali verilse karşımızda o nesnenin var olduğunu zannederiz. Yani bizim nesnelerin farkında olmamızı sağlayan sinyaller geceleyin de rüyamızda bizlere ulaşır. Ama maddenin o zaman aslı zaten yoktur. Peki dünyada gördüğümüzü zannettiklerimiz gerçekten var mıdır diye düşünmeli insan. Ve rüya ile gerçek yaşamı daha önyargısız karşılaştırmalıdır. Rüyada insanın hiçbir duyusu algılma durumunda değilken birşeyler farkeden nedir. Rüyada algılayan ruhtur.
Ruhanilikte kalmıştık. Ruhanilik, ruhaninin varlığının devamında hiçbir fizyolojik ihtiyacı olmayan manasındadır. Halbuki insan yemek içmek gibi olmazsa olmazlara sahiptir. Yemekten uzak kalmasına kalınabilir, lakin bu ruhanilik yaşamı sınırlandırır ve sonun başlangıcını oluşturur. Mesela melekleri düşünelim; yemezler içmezler ve kendi iradeleri yoktur. En önemlisi iradesiz olmalarıdır tahmin edeceğiniz gibi. İnsandan gene ayrıdır.
Peki insan nedir o zaman ; hayvan değil, melek değil, nedir? İnsan, hayvanla meleğin özelliklerinin bir kısmının harman edilip irade eklenmiş bir versiyonudur. İnsanlığını varlığının amacına uygun yaşayanlar melekten üstün, yaşamayanlar hayvandan aşağıdır ifadesini açıklar niteliktedir hayvan insan melek üçgeni.
İnsanın bazı temel nitelikleri de bu hayvan-melek tezatını destekler niteliktedir. Sevgi-nefret, iteatkarlık- asilik, korku- ümit vs örnekleriyle demek istediğimi daha anlaşılır hale getirmek istiyorum. Yani insan istedikten sonra istediği kadar alçaklaşabildiği halde kendi iradesiyle melekten daha üstün konuma da gelebilir. Bence insan bu konuma aday bir varlıktır. İnşallah bu adaylık makam-ı aslına hepimizi ulaştırır.
Okunma Sayısı:
0
/ Yorum Sayısı:
0
Bu yazıya daha önce yorum yapılmamış ?
Yorum
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
Üye olmak için tıklayınız...
Buluşun Öncüleri
Psiko - Sağlık
İlişki Problemleri
Merak Ettikleriniz
Psiko Kefy
Sosyal Fobi
Kadın - Erkek
Başarı Hikayeleri
Seçkin Öyküler
Kişisel Gelişim
Depresyon
Sağlık Psikolojisi
Psikolojik Sorunlar
Okul Problemleri
Business Psikoloji
Kaliteli Sözler
Bilişsel Terapi
Tebessüm
Psiko - Siyaset
Panik Atak
Diger Fobiler
Psiko - Eğitim
Paradokslar
Gestalt Terapi
Neuro Psikoloji
İlginç Bilgiler
Psiko - Spor
Psiko - Aile
Hiper Aktivite
Hazır Cevaplar
Psiko - Analiz
Davranışsal Terapi
Psiko - Kitaplık
Obsesif - Kompulsif
Psiko - Çocuk
Kilo Sorunlari
Psiko - Kitap
Psikoloji Nedir?
Çocuk Psikolojisi
Dikkat Eksikligi
Psikoloji Tarihi
Kognetif Terapi
Psiko - Dinamik
Psikoterapi Nedir?
Bagimlilik Problemleri
Konusma Bozuklugu
Psikiyatri İlaçları
Sinema Terapisi
Duygusal Zeka
Psiko Biyografi
Ergen Psikolojisi
Kompleksler
Psikoloji Ekolleri
Psikolojinin Alt Dalları
Psikoloji Etiği
IQ
Araştırma Yöntemleri
Savunma Mekanizması
Psiko - Drama
Ruhsal Zeka
Andropoz Psikolojisi
Asabiyet
Beden Dili
Bilinçaltı
Değişim
Diksiyon
Empati
İkna
İletişim
İnsan Tanıma
Karar Vermek
Korku
Menopoz Psikolojisi
Mutluluk
Özgüven
Sabır
Stres
Şiddet
© donusumkonagi.net Psikoloji Portalı
Tüm Hakları Saklıdır - Dönüşüm Konağı Psikoloji Enstitüsü - Kullanım Sözleşmesi