Bütün insanlar üç sınıfa ayrılmıştır: Hareket ettirilemeyenler, hareket ettirilebilenler ve hareket edenler.
Ara

Empati / Psikolojik Sorunlar

Empati

Empati arayışı ?acaba aydın arkadaşlar yeterince duygulu davranamadıklarından mı başarılı olmadı' diye düşündüm. Gerçi aralarında Nihat Genç de vardı ama ne onun ne de Trabzonlu'nun birbirlerinden öğreneceği yeni bir şey var

Son zamanlarda başımıza bela olmuş kelimelerden birisi bu. Ben uzun süre bunu, ?s'si yazılmayı unutulmuş ?sempati' olarak okudum ve anladım. İşin tuhafı; okuduğum hiçbir yazı ve haberin de anlamı değişmedi bu nedenle. Anlayacağınız empati olsa da olur olmasa da olur kelimelerden bir tanesidir.

Ancak son olarak birkaç yazar ve şair, empati yapmak için Trabzon'a gidince kelimenin ne anlama geldiğini anlamam gerekti. Trabzonlu olan ve aynı zamanda halk danışmanlığımı yapan arkadaşıma sordum. ?Ne oluyor Trabzon'da, empati filan yapılıyormuş' dedim. O da bana ?Önemli değil. Şunu unutma, bazı insanlar kendilerini dövdürürler. Bu tarihte hep böyle olmuştur' dedi. Bu bana son derece mantıki bir açıklama olarak geldi.

Gerçi Trabzon'da empati denemesinin sonucu dayakla bitmedi ama şuna benzer bir şeyler oldu.

Halk salonda toplanmış, sahneye de aydınlar çıkmış. (Ben bu aydın lafından iyice soğumaya başladım, haberiniz olsun...) Bir tanesi, olay günü AGOS gazetesine gittiğini ağlamaklı bir sesle anlatmış, ?Ben de Ermeniyim' diye bağırdığını söylemiş. Salondan hiç ara vermeden, bir replik bile sektirmeden ?iyi halt ettin' diye laf atılmış ve empati toplantısı da sona ermiş.

Bizim insanımızın böyle ani tepki vermekte üstüne başka halk yoktur. Geçmişte de bir siyasetçi gittiği köyde palavralar atıp duruyordu; ?Şunu yapacağız, bunu başaracağız. Ekonomi şöyle iyi, her şey böyle güzel' diye. Yani normal siyasetçiliğini yapıyordu. Tam o sırada onu dinlemekte olan kalabalıktan şöyle bir laf geldi: ?Açız, AÇ!' Siyasetçinin tüm heybeti, anında söndü tabii ki... Empaticiler de ?iyi halt ettin' lafıyla hizaya girmişlerdir herhalde.

Empati arayışı ?acaba aydın arkadaşların yeterince duygulu davranamadıklarından mı başarılı olmadı' diye düşündüm. Gerçi aralarında Nihat Genç de vardı ama ne onun ne de Trabzonlu'nun birbirlerinden öğreneceği yeni bir şey var. Onlar empati meselesini çoktan bitirmiş durumdalar. Bir ihtimal; diğerlerinin yeterince duygulu konuşamamış olmalarından çıkmıştır mesele. Keşke Can Dündar'ı götürselerdi baş ağlayıcı olarak. O zaman ya yüzde 100 empati olurdu ya da Can Dündar temiz bir dayak yerdi. İkinci opsiyon da fena değil. Yani böyle bir ayara ihtiyacı olduğu kesin. Arkadaşımın ?bazı insanlar kendilerini dövdürürler' lafını da hatırlayın. Bu söz adeta Can Dündar düşünülerek söylenmiş bir cümle gibidir.

Ben bu arada empatinin ne anlama geldiğini de anlamaya başladım galiba. Aynı zamanda part-time halk danışmanlığımı da yapan Trabzonlu arkadaşıma göre Trabzonluları empati yoluyla anlamak imkansızdır. Onları anlamadan sempati de besleyemezsiniz. Eğer ortada bir empati ihtiyacı varsa, o da sadece aydınların ihtiyacı olan bir şeydir. Geziyi tertip edenler arasında Nuray Mert de varmış. Uzaktan tanıdığım kadarıyla Nuray Hanım'ın kimseyle empati kurması mümkün değildir ve hatta var olan empatileri de bozabilir. Şunu unutmayın ki; son lafları empatinin tam ne olduğunu hâlâ daha tam anlamadan yazıyorum. Amacım; bu hayatta empatinin yerine Marksist devrimi koymaktan ibarettir. Haline, tavrına bakınca Nuray Mert'ten iyi bir Marksist devrimci de olur, hatta politbüro üyesi bile olabilir.

Ben şimdi güzel bir kadınla empati yapmaya gideceğim. Onun için yazımı yarıda kesmek zorundayım. Umarım empatide insanın ellerini kullanmasında bir sakınca yoktur.
Serdar Turgut
Akşam

Okunma Sayısı: 0  / Yorum Sayısı: 0
Bu yazıya daha önce yorum yapılmamış ?
Yorum
Üye olmak için tıklayınız...