Mum dibine ışık vermez.
Ara

Eğitimlere Psikodrama Yansımaları / Psikolojik Sorunlar

Eğitimlere Psikodrama Yansımaları

Zeynep Anamur Perek (Ernst & Young Eğitim Danışmanlığı Müdürü)
Psikodrama gerçeğin aksiyonla / eylemle / dramatizasyonla yeniden keşfedilmesidir."
J. L. Moreno
Başka bir deyişle psikodrama hayatın keşfidir

Bir eğitimdeyiz. Konu "yaratıcılık". Katılımcılar birlikte bir performans sergiliyorlar. Bu, daha önce üzerinde çalışılmış, diyalogları ya da nasıl sonlanacağı belli, kısacası belirli bir senaryosu olan bir performans değil. Tümüyle katılımcıların birlikte oluşturdukları, görüş alışverişinde bulundukları, tercihleri doğrultusunda farklı roller üstlendikleri ve yaratıcılıklarını kullanarak oluşturdukları bir "eseri" izliyoruz. Eğitimin hedefi katılımcıların yaratıcılıklarının farkına varmaları ve yaratıcılıklarını geliştirmeleriydi. İşte bunun çok canlı bir göstergesiyle karşı karşıyayız. İki gün önce ilk kez biraraya gelen, birbirlerini eğitim ortamında konuştukları ve paylaştıklarının ötesinde tanımayan kişilerin hep birlikte bu kadar çarpıcı bir sahneyi ortaya koymalarına tanık olmak son derece heyecan verici!

'Yaşamboyu öğrenme ve gelişim' artık tüm kitleler tarafından paylaşılan ve önemi üzerinde ortak görüşe varılan bir kavram. Bu doğrultuda, organizasyonlar çalışanların gelişimlerini sürdürmek, yeni bilgi ve beceri edinmelerini, halihazırda sahip oldukları becerileri geliştirmelerini ve farklı durumlarda uygular hale gelmelerini sağlamak amacıyla pek çok farklı başlıkta eğitim programları yürütüyorlar.

Yetişkin eğitimi özellikleri göz önünde bulundurularak oluşturulan ve çalışanlara yönelik olarak düzenlenen bu programlarda ise, aslında bir grup psikoterapi yöntemi olan 'psikodrama'dan alınan tekniklerin sıklıkla uygulandığını ve çok verimli sonuçların ortaya çıktığını görüyoruz.
Psikodrama, Jacob Levy Moreno tarafından, 20. yüzyılın başlarında geliştirilmiş olan ve öncelikle bireyin grup içinde iyileştirilmesini hedefleyen bir grup psikoterapi yöntemidir. Spontanlık, yaratıcılık ve eylem dinamiklerini temel alan Psikodrama, kişilerin ilişkilerini, bu ilişkilerde yaşadıkları sorunları, çatışmaları ve kendi iç dünyalarını spontan bir biçimde, bir oyunun içinde rol alarak incelemelerini ve farkındalığa ulaşmalarını olası kılar.

Grup psikoterapisinde terapötik amaçlı kullanılan, bireyi ve özel alanını odak noktası olarak alan psikodrama teknikleri, eğitimciler tarafından organizasyonel hedefler, iş yaşamına getirisi gibi çeşitli boyutlar göz önünde bulundurularak eğitim ortamına uyarlanmakta ve farklı amaçlarla kullanılmaktadır.

Duyarım ve unuturum.
Görürüm ve hatırlarım.
Yaparım ve anlarım.
Çin Atasözü

Öğrenme stillerini, sürecini ve eğitim yöntemlerini incelediğimizde, kişilerin bilgi, beceri edinmelerinde ve bunları yaşamlarına adapte ederek kullanmaya başlamalarında, konu ile ilgili uygulamalara aktif katılımlarının büyük rol oynadığını görüyoruz. Başka bir deyişle, 'yaşayarak öğrenme'nin etkililik ve kalıcılık açısından farkını bizzat yaşıyoruz.

Kurucusu Moreno'nun 1923 yılında 'oyun'un terapötik yönünü keşfetmesinin ardından, sadece söze ve konuşmaya dayalı terapi yöntemlerinden ayrılarak, yöntem olarak eylemi benimseyen ve "Anlatma yap! Anlatma yaşa!" prensibinden hareket eden Psikodrama da, kurum çalışanlarına yönelik düzenlenen eğitimlerde öğrenmeyi ve gelişmeyi pekiştiren çeşitli uygulamalarda etkisini gösteriyor.

Özel yaşamda olduğu gibi işyaşamında da büyük önem taşıyan kişilerarası ilişkilerin geliştirilmesi, güvenli davranış (assertiveness) tarzının edinilmesi, empatik iletişimin sağlanması, yaratıcı düşüncenin ve yaklaşımların artırılması gibi konular psikodrama tekniklerinin yardımıyla eğitim programları sırasında derinlemesine çalışılabilmekte ve motive edici bir atmosferde gelişim dinamiği yakalanabilmektedir.

Örneğin, eğitimlerde çok sıklıkla yer alan ve uygulamayı ön plana çıkaran 'rol oyunları' psikodrama kaynaklı bir tekniktir. Eğitim yöntemleri arasında önemli bir yere sahip olan bu teknik katılımcılara, eğitimler sırasında edindikleri teorik ve pratik bilgilerin yanısıra, sözkonusu bilgi ve becerileri işyaşamında pratiğe geçirmeden önce uygulama, deneme, değerlendirme ve geliştirme fırsatı tanır.

Rol oyunları sırasında, çalışanlar halihazırda şirket içinde üstlendikleri yönetici, satış elemanı, çağrı merkezi yetkilisi gibi rolleri eğitim ortamında canlandırırlar. Bir yönetici astıyla performans görüşmesi yapar; satış elemanı ikna becerilerini kullanarak satışı kapatmayı hedefler; çağrı merkezi yetkilisi ise kızgın bir müşteriyle başa çıkmaya çalışır. Gelişim amaçlı yaratılmış olan bu risksiz ortamda, çalışanlar yaklaşımları, davranışları hakkında geri bildirim alma fırsatını yakalarlar, kendileriyle ilgili edindikleri bu farkındalıklar doğrultusunda ileriye yönelik olarak çeşitli hareket adımları belirleyebilir ve bu yeni yaklaşımların, davranışların provasını tekrar bu güvenli ortamda hayata geçirebilirler.
Rol oyunları, sahip olunan becerileri geliştirme ve iyileştirmenin ötesinde yeni rollerin öğrenilmesi ve edinilmesinde de son derece etkilidir. İş yaşamına yeni başlayan ya da işyerinde kendilerinden üstlenmeleri beklenen yeni bir pozisyonla karşılaşan çalışanlar bu yöntem aracılığıyla geleceğe hazırlanma fırsatını yakalarlar.

Eğitimlerde rol oyunu sırasında zaman zaman uygulanabilen ve temel bir psikodrama tekniği olan 'rol değiştirme' ise, çalışanlara empatik yaklaşım geliştirmenin, empatik iletişim kurmanın kapılarını açar. Bu teknikle çalışanlar kendi öznel/sübjektif gerçekliklerinin, kendi bakış açılarının dışına çıkarak, Psikodrama diliyle 'artık gerçekliği' (surplus reality) yaşarlar. Başka bir deyişle, kişiler kendi içinde bulundukları rollerin dışına çıkarak karşısındakilerin sübjektif gerçekliğini deneyimlerler.

Bir çağrı merkezi yetkilisinin, müşteri konumunu alarak, bu yeni konumunda sahip olduğu beklentileri anlamaya çalışması, kendisine ne tarzda yaklaşılırsa ikna olacağını ve sakinleşeceğini keşfetmesi ya da bir yöneticinin astının rolüne geçerek bu konumda hislerini, beklentilerini, tepkilerini tecrübe etmesi bu duruma örnek gösterilebilir. Günlük yaşamda gerçekleşmesi mümkün olmayan bu rol değişikliği, bir yandan kişilerin rol repertuarlarının zenginleşmesini sağlarken, öte yandan da bakış açılarını genişletir, önyargıların azalmasını sağlar ve kişilere yaklaşım esnekliği getirir.

Spontanlığı, yaratıcılığı artırmada büyük rol oynayan psikodrama kaynaklı ısınma aktiviteleri sınıfiçi eğitimlerin yanısıra 'Outdoor' eğitimlerinde de grup dinamiklerini harekete geçirmek amacıyla uygulanmaktadır. Bu tür programlarda, çalışanların, alışık oldukları iş ve eğitim ortamlarından farklı ve doğal bir mekanda, güvenli ve destekleyici bir atmosferde gerçekleştirdikleri aktiviteler, katılımcılara, kendi doğal yaklaşımlarını ve davranışlarını sergileme imkanı sağlarken, daha etkin olabilmek ve daha olumlu sonuca ulaşabilmek için yeni rolleri, yeni yaklaşımları ve davranışları deneme fırsatını yaratır.

Psikodrama, eğitimlerde kullanılan tekniklerin yanısıra, grup çalışmalarının olmazsa olmaz, çok önemli bir aşaması "paylaşım" bölümüyle de eğitimlerde etkisini gösterir. Bu bölüm, Psikodrama grup çalışmalarında kişilerin gerek grup odaklı ısınma aktiviteleri, gerekse kişi merkezli çalışmalar (protagonist çalışmaları) sırasında yaşadıklarını, aktivite sonrasında sözel olarak dile getirdikleri aşamadır. Burada, grup üyeleri, özellikle canlandırdıkları rollerde hissettiklerini ve genel olarak da çalışmaların onlara kendi özel yaşantılarıyla ilgili çağrıştırdıklarını içeren paylaşımlar yaparlar. Değerlendirme, yorum, yargı içermeyen bu paylaşımlar, katılımcıların birbirlerinin çeşitli yönlerden benzeşen ve farklılaşan yaşantılarını duymalarını ve içgörü edinmelerini sağlar.
'Outdoor' eğitimlerinde organizasyonel hedefler gözönünde bulundurularak yürütülen paylaşım bölümlerinde de, benzer bir biçimde, aktivitelerin gerçekleştirilmesinin ardından, katılımcıların aktiviteler sırasında yaşadıklarını, işyaşamlarıyla bağlantılandırarak paylaşmaları sağlanır. Bu sürecin sonucunda elde edilen farkındalıklar, kişilerarası iletişimi geliştirme, ekip çalışmasını artırma, güvene dayalı ilişkiler kurma, liderlik özelliklerini sergileme gibi hedeflenen konularda şirket çalışanı katılımcıların gelişim kaydetmelerini olası kılar.

Psikodrama, ayrıca grup dinamiklerini yönetme ve yönlendirme, katılımcılara yorum, yargı ve değerlendirmeye dayanmayan geri bildirimler verme, katılımcıları da bu doğrultuda yönlendirme gibi konularda eğitimcilere temel eğitimci özelliklerini kazandırmak açısından da fayda sağlamaktadır.

2002 yılında ASGPP'de (Annual American Society of Group Psychoşerapy & Psychodrama Conference) "Innovator's Award" kazanan psikodramatist John Raven Mosher "Psikodrama kişileri güçlendirir" görüşünü dile getiriyor.

Eğitimciler ve ömür boyu öğrenmeye açık katılımcılar olarak bizlere ise, kişilere güç veren psikodramadan ve onun büyüsünden eğitimlerimizde faydalanmak düşüyor.

Okunma Sayısı: 0  / Yorum Sayısı: 0
Bu yazıya daha önce yorum yapılmamış ?
Yorum
Üye olmak için tıklayınız...